Ana ve Çocuk Sağlığı

Cinsel ilişki sırasında Çocuğa yakalanırsanız?

Cinsel ilişki sırasında Çocuğa yakalanırsanız?

Konu 04 Oca 2010 3:45pm

Cinsel ilişki sırasında Çocuğa yakalanırsanız?

Cinsel ilişki sırasında çocuklarına yakalanmak herhalde bir anne-babanın yaşayabileceği en talihsiz durumlardan biridir. Böyle bir durumda hem anne-baba utanır, ne yapacaklarını da bilemezler. Peki ne yapmalılar?

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED); anne-babaların yüzleşmekten kaçındığı bu sorunla ilgili çarpıcı bir konuya değindi.

Çocuk sahibi olduktan sonra çiftlerin cinsel hayatlarında yeni düzenlemeler yapmaları gerektiğini söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe şöyle devam etti:

“Çocuk sahibi olduktan sonra çift, cinsel ilişki sırasında çocuğa yakalanma korkusu nedeniyle cinsel hayatını eskisi gibi özgürce yaşayamaz. Özellikle ev küçükse ve anne-baba çocukla aynı odayı paylaşıyorsa, anne-babanın başbaşa kalması ve cinsel ilişki kurması iyice zorlaşır. Ancak çiftin ruhen ve bedenen sağlıklı bir ilişkiyi sürdürebilmesi için de cinsellik gereklidir. Bu nedenle çift çocuğu uyuttuktan sonra cinselliği yaşamak ya da çocuğu arada bir onunla bir kaç saat ilgilenebilecek güvendiği bir akrabaya bırakmak gibi çözümler üretebilir.

Anne-babalar çocuklarıyla cinselliği konuşmaya çekinmemeli

Cinselliğin hala ayıp, yasak ve günah olarak algılandığı ve rahatça konuşulamadığı toplumumuzda anne-babaların da çocuklarıyla cinsellik hakkında konuşmaya çekindiklerini belirten CİSED Genel Başkan Yardımcısı Psikolog Gülüm Bacanak; “Cinsel kimliğin temellerinin atıldığı dönem 3-5 yaş arasıdır. Bu dönemde çocukta cinselliğe karşı bir merak başlar ve anne-babasına cinsel organıyla ya da çocuğun nasıl dünyaya geldiği ile ilgili sorular sorar. Çocuğun bu meraklı soruları karşısında anne-babalar ne cevap vereceklerini bilemezler; ya çocuğa kızarlar, ya duymazdan gelirler ya da “seni leylekler getirdi”, “cami avlusunda bulduk” gibi gerçek olmayan hikayeler uydururlar. Oysa ki çocuklara  yaşlarına uygun olarak  anlayabilecekleri şekilde gerçekleri anlatmak gereklidir, böylece çocuk cinselliği normal ve doğal bir olay olarak algılayacak ve ileride cinsel sorun yaşama ihtimali azalacaktır.” dedi.

Çocuklarla cinsellik nasıl konuşulmalı?

Çocuğun yaşına ve düzeyine göre cinsellikle ilgili temel bilgilerin verilebileceğini söyleyen CİSED Genel Sekreteri Psikolojik Danışman Fatoş Ayrık ise şöyle konuştu:

“Anne-babalar çocuklarının cinsellikle ilgili sorularına seksi nasıl anlatacaklarını bilemediklerinden ve utandıklarından yanıt veremiyorlar. Oysa ki cinselliği konuşmak seks konuşmak demek değildir, kız ve erkek arasındaki farklar, cinsel gelişim ve bebeklerin nasıl dünyaya geldiği gibi konular yaşına uygun bir şekilde çocuklara anlatılabilir. Çocukların sorularına onların anlayabileceği şekilde, tatmin edici yanıtlar verilmelidir. “Anne-baba birbirini sevdiği için birlikte yatar ve daha sonra çocuk olur.” “Birbirini seven iki insan sevgilerini sarılarak ve öpüşerek gösterir.” gibi ifadelerle cinselliği sevgiyi ifade etmenin bir şekli olarak anlatmak, çocuğun cinselliğe karşı sağlıklı bir yaklaşım geliştirmesine ve ileride sağlıklı bir ergen olmasına yardımcı olur.”

Çocuğumuz bizi yatakta yakalarsa ne yapmalıyız?

Anne-babanın başına gelebilecek en talihsiz durumlardan birinin cinsel ilişki sırasında çocuklarına yakalanmak olduğunu ifade eden CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe; “Çocuklarına cinsel ilişki sırasında yakalanmak çok sayıda çiftin başına gelebilen bir durumdur. Bu durum anne-baba için zordur ama çocuk için daha da zordur, çocukta ciddi bir ruhsal travma yaratabilir. Çünkü çocuk eğer yaşı da küçükse gördüğünü anlamlandıramayabilir ve babasının annesine kötülük yaptığını düşünüp babaya düşman olabilir. Eğer çocuğunuza cinsel ilişki sırasında yakalanırsanız, onun yaşını göz önünde bulundurarak ve o an nasıl bir cinsel ilişkiye tanık olduğunu ve neyi ne kadar gördüğünü de dikkate alarak bir açıklama yapmak gereklidir.

Bu konuyu görmezden gelmek ya da yok saymak doğru olmayacaktır. Çocuk üç yaşından küçükse belki gördüğünü anlamayabilir ve üzerinde durmayabilir, ancak büyük çocuklara mutlaka bir açıklama yapılması gereklidir. Anne-babanın birbirine sevgisini bu şekilde gösterdiği, soyunup birbirlerine sarılmaktan hoşlandıkları ve bunun yatak odasında yapılan anne-babaya özel bir eylem olduğu söylenebilir. Böylece çocuğun da anne-babanın odasına izinsiz girmemesi gerektiği de vurgulanmış olur. Anne-babasını yatakta yakalayan bir çocuk korku, şok gibi duyuları yaşayabilir durgunlaşabilir, suskunlaşabilir ve anne-babaya karşı güvenini kaybedebilir. Bu durumda bir uzmandan yardım almak en doğrusu olacaktır, çünkü yetişkinlikte yaşanan birçok cinsel sorunun temelinde çocukken anne-babayı cinsel ilişki sırasında görmek ya da yan odadan onların seslerini duymak gibi travmatik olayların varlığını görmekteyiz.” dedi.

Kadınlar Neden Aldatır?

Kadınlar Neden Aldatır?

Konu 14 Ara 2009 2:08pm

Kadınlar Neden Aldatır?

Ciddi arkadaşlık veya İlişki ya da evliliklerdeki ihanet hadisesi yıllardır kadınlar için adeta korku filmi olmuş ve erkekler bu filmde hep kötü adamı oynamışlardır. Ta ki yapılan araştırmalar ve yaşanan acı tecrübelerle gerçeğin hiçte göründüğü gibi olmadığını anlamamıza kadar. Evet, belki kadınların detaycı zekâları sayesinde yakalanma olasılıklarının düşüklüğü belki de erkekler gibi ihanetlerini orda burada övüne övüne anlatmamalarındandır bilinmez, kadın olmanın masumluğuyla gezindik durduk yıllarca. Bu acı gerçekle yüzleşip kendinize geldikten sonra eminim ki su soruyu sormuşsunuzdur kendi kendinize:
“Hadi biz erkeksi dürtülerle bağlanma korkusu macera isteği vb gibi nedenlerle yapıyoruz bunu da peki acaba kadınlar neden aldatır?”

Okuduklarım, gözlemlediklerim ve şahit olduklarımın toplamından elde ettiğim sonuçlarla işte kadınların en genel aldatma nedenleri:

İlgisizlik: Aslında bu, kadınların aldatma meselesinde en çok bası çeken neden diyebiliriz. Yanı konu aslında sizinkinden biraz daha derin. Bildiğiniz gibi kadınlar fark edilmek,  güzel bulunmak ve değer verilmek gibi beklentilere sahip yaratıklardır. Ve bu beklentileri karşılanmadığı anda susuz kalmış bir çiçek gibi hayata küserler. İşte böyle zamanlarda ya sizi terk ederler (ki bu en olumlu sonuçtur) ya da karsılarına çıkacak ve onların kadın olduğunu tekrar hissettirecek bir erkeğin akıllarını çelmesine izin verirler. Unuttukları romantizmi yeniden yasama isteğiyle yanlış da bulsalar bu isteğin önüne geçemezler. Bazen cinsellik bile olmaksızın bu ilişkiyi devam ettirebilir ve özledikleri duyguları yeniden yasama olanağı sağlayabilirler. Bu yüzdendir ki bir kadını ilgisiz ve sevgisiz bırakmak bir ilişkide yapılacak en büyük hatalardan biridir.

İntikam:  Bu belki de ihanet için en saçma gerekçelerden biridir. Kadın aldatıldıysa ya da kötü muamele gördüyse, sadece intikam için gördüğü ilk adamın kollarına atar kendisini. Bu genelde güçsüz ve kendine güvensiz bir kadının hareketleridir ve sonucu ağır pişmanlık duygusudur. Bu olay, genellikle kadının duyduğu suçluluk duygusuyla ihanetini  size itiraf etmesiyle sonuçlanır.

Cinsel tatminsizlik ya da uyumsuzluk: Kadınlar toplumun kendilerine dayattığı roller nedeniyle genellikle eşleriyle ya da sevgilileriyle cinselliklerini istedikleri gibi yasayamaz ve tatmin duygusundan mahrum bir hayat sürebilirler. Genç evlilik yapmış ya da iyi sevişmenin kötü bir imaj vereceğini düşünen kadınlar özellikle de… Bu nedenle de özellikle evliliğin  ilerleyen zamanlarında, kadın, esinden alamadığı hazları baksa bir adamla yasayarak kendisini tatmin etme ve cinselliği yeniden keşfetme yoluna gidebilir.

Karmaşıklık hissi: Bu duruma tam anlamıyla aldatma olarak bakmak doğru olur mu tartışılır ancak kadınlar bazı dönemlerde ne istediklerini tam olarak bilemezler ve birkaç seçenek arasında seçim yapmak durumunda kalırlar. İste bu seçim evresinde de aynı anda birden fazla erkekle flört edip görüşebilirler. Bu süreç genelde  çok uzun sürmez ve flört evresi çok ciddi boyuta geçmeden tercih yapılarak diğer adaylar elenir.

Bütün bu sebepler  bir tarafa kadınlar her ne sebeple aldatırlarsa aldatsınlar bunu saklamayı ve ortaya çıktığında  olayı kendi lehlerine çevirmeyi çok iyi başarabilen varlıklardır.Ve ne yazık ki erkekler gibi uyarı sinyalleri de vermezler. Bu nedenle siz siz olun hayatınızdaki kadını mutlu etmeye ve onun size yapmasını istemediğiniz şeyleri ona yapmamaya çalışın.

Dans eden bebekler

Konu 07 Tem 2009 12:36pm

Dans eden bebekler yüzüyor

Çok güzel bir flim yapılmış çocukların yüzme gösterisi… Çocukların ve büyüklerin ilgi ile izleyebileceklerini tahmin ediyorum. iyi seyirler

Öğretmen ve Öğrenci ilişkisi

Konu 09 Haz 2009 1:08am

Son zamanlarda öğretmen ve öğrenci ilişkileri üst sevyeye çıktı. Dünyanın çivisi çıkıyor artık. Öğretmen ve öğrenci ilişkilerini eve taşıyınca şok eden görüntüler ortaya çıktı.

Koca eve geldiğinde gözlerine inanamadı. Öğretmen olan eşi öğrencisiyle yataktaydı.

Kocası , öğretmenlik yapan Jennifer Candida’yı 16 yaşındaki öğrencisiyle çırılçıplak bastı.

ABD’nin Arizona eyaletinde, Gonzales’in kocası Richard eve erken geldiği bir akşam eşiyle öğrencisini salonda çıplak yakaladı.
Çocuk korkuyla tuvalete saklanırken, tabancasını çeken Richard, eşini yaraladı. Öfkeli koca hastaneden çıkan eşine boşanma davası açarken, kadın öğretmen önceki gün “reşit olmayan birinin cinsel istismarı” suçlamasıyla mahkemeye çıkarıldı.

Öğrenci ifadesinde “cinsel ilişkiye girmediklerini, sadece masaj yaptıklarını” öne sürdü.

Evlilikte Aşka Zarar veren Nedir ?

Konu 07 May 2009 8:17am

Evlilikte Aşka Zarar veren Nedir ?

Bir okurumuzun Usta Şarkısına yaptığı yoruma verdiğim cevabı sizlerle paylaşmak istedim.

Sevgili Okurum Usta lakabını yakıştırdığın için teşekkür ederim. Ben kendimi hep çırak olarak görüyorum. Bende yorumlarımda hata yapabilirim. Bu yorumunuza elimden geldiğince cevap vererek.sizi rahatlatabilirim. Aşk ta rol olmaz insan bir kere aşık olduğunda Aptal olur, gözleri hiç bir şeyi görmez, korkular, çekinceler olmadan yaşanır. Sizde korkmadan sonu ne olursa olsun bir aşk yaşamaya başlamışsınız ve anladığım kadarı ile nihayetlenmiş. Sebebi ise güvensizlik olduğunu söylüyorsun. Yani karşı tarafın size güvenmediğini söylüyorsunuz.

Öncelikle aşkta kişilerin beklentisi ve istekleri nelerdir. Öncelikle onu belirlemek gerekir.Bir genelleme yapalım ne dersiniz?

Kadının nasıl bir erkek ister:
Dürüst olmasını, saygılı olmasını, toplumda taşımasını ve sahiplenmesini, Uyumlu olmasını, Yakışıklı, Yeşil gözlü, Uzun ya da kısa boylu, Genç, Orta yaşlı, ya da yaşlı ve zengin, Romantik olmasını, Özel günlerini unutmamasını, Kibar olmasını, Gönlünün zengin olması (Hani cebininde zengin olması fena olmaz.)

Erkek nasıl bir eş ister:

Dürüst, bakımlı, uyumlu, Yeri geldiğinde şalvarını giymeli, yeri geldiğinde manken gibi olmasını, Minisini de giymeli cicisinide, gizli yapılan işleri sevmezler, Yalan sözlerden hiç hoşlanmazlar,
Aşk Ne Zaman Başlar:
İnsanlar belli bir yaşa gelene kadar çeşitli aşkları yaşar. Öğretmenine, arkadaşına, çiçekçiye, böcekçiye, Davulcuya, zurnacıya, kısaca karşılıklı ve karşılıksız aşklar yaşanır. Sonunda bir kişi denk gelir ve belki ağabey kardeş olarak belki arkadaşlıkla başlar sonra tanıdıkça iş ciddiyete biner. Geçmişlerle bilinmesi gerekenleri birbirlerine söylenir anlatılır. Kafalarda soru işaretleri cevapsız kalmadığında işte o zaman aşk tohumu atılmıştır. Kişiler artık birbirine sahiplenmeye başlar sonra artık iş tamamen ilişkiye dönüşür. Ciddi beraberlik başlamıştır. Gezilir tozulur eğlenilir. Bu dönemde küçük problemler yaşanır her iki tarafta hata yapabilir. Bu hatalar gün sonunda ya da bir gün sonraki görüşmede konuşulur yorumlanır. Aşk sevgi üstün gelirse bir daha yapılmamak kaydı ile devam eder. Sonu aşkın doğumunda insan yaşamının ölüme kadar iyi kötü çok şey yaşanarak noktalanır.

Aşka Zarar veren Nedir :
Güvensizliktir.
Bir birinin söylediklerini dinlemiyor ve kötü bir pencereden bakıldığında
Gizli yapılan işler (Haber vermeden bir yere gitmesi, dostuna, arkadaşına, alışverişe gitmesi) Bir ortamda kadın bir erkeğe bakması, Erkeğin bir kadına bakması,
İlgisizlik,
Aşkta kıskançlık yoksa,
Hanımefendinin dekolte giymesi,
Birliktelik anında telefonlarının kapalı yada sessizde kalması ve gizli gizli kontrol edilmesi, (Neden insanlar telefonunu sessizde bulundurur. Başında bir bela vardır, Geçmişinde bitmeyen pürüzler vardır. Sevdiğinin bilmesi istemediğin olaylar vardır, ilişkiye zarar vereceği düşünülerek telefon sessizde bırakılır. Sorulduğunda ise tek bir cevap verilmiyorsa işte kurt elmaya düşer ve elmayı çürütmeye başlar.)
Aşkın en büyük düşmanıdır.

Sonuç olarak :

Size duygularını telefonda söylemiş, karşılıklı söylemiş olsa idi istenmeyen bazı olaylar yaşanırdı. Düşünün Bu aşka zarar veren nedenlerden birini karşınızda söylese idi size belki oda tepkisiz kalmayabilirdi geçmişe. Kişiliğe, Bedene, Onura zarar vermemek adına böyle bir yol seçmiş olabilir diye düşünüyorum.
Sevgili okurum umarım yeterince aydınlatabildim sanırım. Bundan sonra karar senin, yaşamda senin, bizler kendimize göre düşündüklerimizi her iki pencereden bakarak cevapladık.

Not: Sevgili okurlarım sizlerde dert veya paylaşmak istediğiniz konular için yazın seve seve elimden geldiğince cevaplıyacağım.

Reklam

Diğer Yayınlar

Haber Arşivi

Mart 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Şub    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031